Hastaları posttravmatik stres bozukluğu şeklinde sınıflandırmak için, hemen herkes için travmatik olacak kadar büyük bir duygusal stres yaşamış olmalıdırlar. Bu travmalar içerisinde kavga deneyimi, doğal felaketler, saldırı, tecavüz ve ciddi kazalar ( örneğin, otomobil kazaları ve bina yangınları) bulunmaktadır. DSM-IV’ te posttravmatik stres bozukluğu belirtilerinin minimum süresi bir aydır. Travmatik olayın dört hafta içinde ortaya
Yaygın anksiyete bozukluğu, DSM-IV’ te sosyal ya da mesleki işlevlerde önemli bozulmaya ya da hastada belirgin strese neden olan, çeşitli somatik belirtilerin eşlik ettiği aşırı ve yaygın endişe hali olarak tanımlanmıştır. Yaygın anksiyete bozukluğunun bir yıllık yaygınlığı için akla uygun tahminler %3 ile %8 arasında değişmektedir. Kadın/erkek oranı ortalama 2/1’dir; ancak hastanede tedavi gören hastalarda
Majör depresif bozukluk ve bipolar I bozukluğu iki ana duygudurum bozukluğudur. Sıklıkla affektif bozukluk olarak adlandırılırdı; ancak, bu bozukluklardaki önemli patoloji, kişinin o anki emosyonel içeriğinin dışa vurumu olan affekt’te değil, kişinin sürekli durumu olan mizaçtadır. . Bipolar II bozuklukta ise mani semptomları bipolar I bozuklukta görülen manik atak tanı ölçülerini karşılamayan şiddette olan hipomanik
Yaşam boyu şizofreni prevalansı %1-1,5 arasındadır. Kadın ve erkeklerde görülme oranı aynıdır. En sık başlangıç yaşı erkekler için 15-25, kadınlar için 25-35’dir. Şizofrenlerin yaklaşık %50’si yaşamlarında bir kez özkıyım girişiminde bulunur ve şizofren hastaların %10-15’i özkıyım sonucu ölür. Çalışmaların çoğunda tüm şizofren hastaların dörtte üçünden fazlasının sigara içtiği bildirilmiştir. Sigara içilmesi antipsikotik ilaçlara bağlı parkinsonizmi
Şizoaffektif bozuklukta hem şizofreni, hem de affektif bozukluk (duygudurum bozukluğu) özellikleri vardır. Yaşam boyu prevalansı %0,5 – 0,8 arasındadır. Şizoaffektif bozukluk bulgu ve belirtileri şizofreni, manik epizotlar ve depresif bozuklukların bulgu ve belirtilerinin hepsini kapsar. Şizoaffektif bozukluğu olan hastalar arasında intihar insidansı en az %10’ dur. Şizoaffektif bozukluk için önemli tedavi yöntemleri hospitalizasyon, ilaç kullanımı
Sanrısal bozukluk önde gelen semptomların hezeyanlar olduğu bir psikiyatrik bozukluk olarak tanımlanır. Sanrısal bozukluk önceleri paranoya veya paranoid bozukluk olarak adlandırılırdı. Sanrısal bozukluktaki hezeyanlar birincil olarak büyüklük, erotik, kıskançlık, somatik ve karışık içerikli olabilir. Hastalar aileleri ya da mahkeme tarafından zorlanmadıkça psikiyatrik yardım aramadıklarından sanrısal bozukluk olduğundan az rapor edilmektedir. Ortalama başlangıç yaşı yaklaşık 40’
Bozukluk en az bir gün olmak üzere bir aydan kısa sürmektedir. Şiddetli psikososyal stresöre veya bir grup stresli faktöre cevap olarak ortaya çıkmıştır. Fransız psikiyatrisindeki bouffe’e delirante kısa psikotik bozuklukla aynıdır. Genel olarak kısa psikotik bozukluk hastaları iyi prognoza sahiptir ve avrupadaki çalışmalar bütün hastaların %50-80 kadarında ilerde hiçbir majör psikiyatrik problem olmadığını bildirmektedir. Kısa
Folie a’ deux olarak daha iyi bilinir. Bu bozukluk çoğunlukla iki kişiyi kapsar. Sendrom aynı zamanda bulaştırılan delilik, bulaşıcı delilik, enfeksiyöz delilik, birliktelik psikozu ve çifte delilik olarak da adlandırılmıştır. Şizofreni veya benzer psikotik bozukluktan etkilenmiştir. Paylaşılmış psikotik bozukluk kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Tedavide ilk basamak, etkilenen kişiyi hezeyanların kaynağı olan baskın kişiden ayırmaktır. Baskın
Genel tıbbi bir duruma bağlı psikotik bozukluklar Madde kullanımının yol açtığı psikotik bozukluk Şizofrenin post psikotik depresif bozukluğu Basit deterioratif bozukluk (basit şizofreni) Diğer atipik psikotik bozukluklar Otoskopik psikoz ; otoskopik psikozun karakteristik semptomu kişinin kendi vücudunun bir parçasının ya da tümünün görsel varsanısıdır. Fantom adı verilen varsanılı algı sıklıkla renksiz ve saydamdır, kişinin davranışları