İlişkilerde çatışma kaçınılmazdır. İki farklı geçmişe, iki ayrı duygu dünyasına, iki ayrı algı sistemine sahip bireylerin bir araya gelmesi zamanla sürtünme yaratır. Bu sürtünme bazen yapıcı bir dönüşümün habercisi olurken, bazen de yıkıcı bir döngünün başlangıcına dönüşebilir. Özellikle tartışma anlarında bir konunun etrafında başlayan gerilim, hızla başka konuların da dahil olduğu bir yangına dönüşebilir. İşte
İletişim teşebbüsü, insanın varoluşunun en temel göstergelerinden biridir. Çünkü birey, kendisini ifade etme ihtiyacıyla doğar ve yaşamının her aşamasında bu ihtiyacı farklı biçimlerde sürdürür. İletişim yalnızca sözcüklerin aktarımı değil aynı zamanda duyguların, düşüncelerin, niyetlerin ve beklentilerin görünür hale gelmesidir. Bu nedenle iletişim teşebbüsü, bireyin iç dünyası ile dış dünyası arasında kurduğu köprünün ilk adımıdır. İnsan,

