İlişkilerin doğasında var olan anlaşmazlıklar, sanılanın aksine bir ilişkinin bitişine dair en büyük tehdit değildir. Asıl belirleyici olan bu çatışmaların ardından tarafların birbirine nasıl yaklaştığı ve bağı yeniden kurup kuramadığıdır. Psikoloji literatüründe özellikle Dr. John Gottman’ın çalışmalarıyla literatüre giren “Çatışmada Onarma Girişimi” kavramı, sağlıklı ve uzun ömürlü birlikteliklerin gizli kahramanı olarak nitelendirilir. Bir onarma girişimi,
Olumsuz duygu baskınlığı insan zihninin ve duygusal dünyasının en dikkat çekici eğilimlerinden biridir. Psikoloji literatüründe “negativity bias” olarak bilinen bu olgu insanların olumsuz deneyimlere, düşüncelere ve duygulara olumlu olanlardan daha fazla ağırlık vermesiyle tanımlanır. Günlük yaşamda küçük bir eleştiri, büyük bir övgüden daha fazla akılda kalır; bir başarısızlık, birçok başarıyı gölgede bırakabilir; bir kayıp, kazanımlardan
İnsan ilişkileri doğası gereği hem en büyük huzur kaynağımız hem de en karmaşık sınav alanımızdır. İki farklı dünyanın, iki farklı geçmişin ve iki farklı beklenti setinin bir araya gelmesi, kaçınılmaz olarak belirli sınırların çizilmesini ve bu sınırların renginin tayin edilmesini gerektirir. Her birey hayatı boyunca farklı türden ilişkiler kurar; romantik ilişkiler, arkadaşlıklar, aile bağları, iş
Yılın son günleri ve yeni yılın ilk haftaları, insanların hayatlarında değişim yaratma isteğinin en yoğun olduğu dönemlerden biridir. Takvimdeki bu sembolik geçiş, bireylere yeni bir başlangıç fırsatı sunduğu hissini verir. Bu nedenle milyonlarca insan yeni yıl kararları alır; daha sağlıklı yaşamak, düzenli spor yapmak, sigarayı bırakmak, daha çok kitap okumak, daha fazla tasarruf etmek gibi
Yılın sonuna yaklaşırken insan zihni doğal olarak bir muhasebe sürecine girer. Takvim yapraklarının tükenmesi, bireylerde geçmişin değerlendirilmesi ve geleceğe dair beklentilerin şekillenmesi için güçlü bir sembolik çağrışım yaratır. Bu dönemde çoğu kişi başarılarını, eksikliklerini, pişmanlıklarını ve umutlarını gözden geçirir. Ancak bu sürecin nasıl yapıldığı, psikolojik açıdan büyük bir fark yaratır. Eleştirel ve yıkıcı bir bakış
İnsan ilişkilerinin doğası gereği çatışma kaçınılmazdır ancak bir tartışmanın nasıl başladığı, o tartışmanın nasıl biteceğinin en büyük belirleyicisidir. Psikoloji literatüründe özellikle Dr. John Gottman’ın çiftler üzerinde yaptığı uzun süreli araştırmalarla kavramsallaştırılan “sert başlangıç” (harsh startup), bir diyaloğun daha ilk saniyelerinde yüklü bir negatiflik, eleştiri veya suçlama ile açılması durumunu ifade eder. Bir tartışmanın ilk üç
İnsan ilişkilerinin görünmeyen ama en belirleyici dinamiklerinden biri, çoğu zaman farkında bile olmadan işleyen “Duygusal Banka Hesabı”dır. Bu kavram ilişkilerde güvenin, yakınlığın ve duygusal dayanıklılığın nasıl inşa edildiğini anlatan güçlü bir metafordur. Bir banka hesabına para yatırır gibi ilişkilerde de güven, saygı, ilgi ve anlayış yatırımları yaparız. Aynı şekilde kırıcı davranışlar, ihmal, duyarsızlık veya tutarsızlık
Ev içi şiddet insan ilişkilerinin en kırılgan, en görünmez ve en karmaşık alanlarından birinde ortaya çıkan, çoğu zaman sessizce büyüyen ve ilişkilerin dokusunu derinden zedeleyen bir olgudur. Bu olgunun tek bir biçimi yoktur; tek bir nedeni, tek bir yüzü, tek bir açıklaması da yoktur. İnsan davranışı nasıl çeşitliyse, şiddetin ortaya çıkış biçimleri de o kadar
İnsanın yaşamını anlamlandırma çabası psikolojinin en temel sorularından biridir. İnsan neden yaşar, hangi amaç uğruna çabalar, hangi değerler uğruna mücadele eder? Bu soruların cevabı bireyin “yönelme duygusu” dediğimiz içsel pusulasında saklıdır. Yönelme duygusu bireyin hayatına anlam katan, davranışlarını şekillendiren ve varoluşunu sürdürülebilir kılan bir psikolojik yapı olarak tanımlanabilir. Bu duygu yalnızca bireysel bir deneyim değil










